Image default
Makaleler

Gazze İçin Birleşelim: Çağrı Değil, Diriliş ve Kıyam

  1. Gazzeli Çocuklar İçin, Yetim Kalmış Anneler İçin, Kurşunların Susturamadığı Dua İçin: Gazze İçin Birleşelim!

Hâlâ anlamıyor musunuz? Hâlâ mı susuyorsunuz? Gazze’de yeryüzü inliyor, gökler ağlıyor! Bir çocuğun cesedi yıkıntıların arasından çıkarılırken gözlerini kapatamayan anneler, göğsüne bombalar isabet etmiş bir adamın dilinde hâlâ “Allahu Ekber” yankılanıyor. Biz ise hâlâ cılız cümleler, diplomatik tebessümler, boğuk dualar ve timsah gözyaşlarıyla gün geçiriyoruz. Bu suskunluk, bu atalet bizim zilletimizdir. Bu ümmetin yetimleri haykırıyor: “Kime kaldık biz? Nerede ümmetin orduları? Nerede Halid bin Velid’in torunları?”

Artık yeter! Artık öfkemizi sloganla, protestoyla değil; İslam’ın emrettiği siyasi duruşla ortaya koymanın vaktidir. Allahu Teâlâ’nın (cc) ipine hep birlikte sarılıp o ip etrafında birleşmenin vaktidir.

Gazze, sadece Gazze değildir. Gazze, Ümmetin Namusudur!

Bir avuç siyonistin, 57 Müslüman ülkenin gözleri önünde katliam yaptığı bir dünyada yaşıyoruz. Onlar öldürüyor, biz sadece izliyoruz. Onlar toprağı işgal ediyor, biz kınama bildirileriyle itibar topluyoruz. Lakin ne yazık ki katledilen sadece insanlar değil, katledilen aynı zamanda izzetimiz, onurumuz, ümmet bilincimizdir.

Gazze\’nin çığlığı sadece o topraklardan değil, ümmetin kalbinden yükseliyor. Çünkü Gazze; Kudüs’ün müjdecisi, Mescid-i Aksa’nın surlarıdır. Onun düşmesi, Mescid-i Aksa’nın mahremiyetinin çiğnenmesidir. Onun korunması ise ümmetin şerefini kurtarmaktır. Bu yüzden, “Gazze İçin Birleşelim” çağrısı bir yardım kampanyası değil; Allah’ın emirlerini yeryüzünde yeniden hâkim kılma çağrısıdır. Bu bir duyuru değil, bir itikattır. Bu bir faaliyet değil, bir akidedir.

Artık gözyaşı değil, hesap soracak bir diriliş istiyoruz!

Ümmetin yarası ancak ümmetin gücüyle sarılır! BM ile değil, AB ile değil, ABD\’nin desteğiyle hiç değil! Bu ümmetin sahibi vardır, bu ümmetin çözümü vardır. O çözüm; Allah’ın indirdiği hükümlerdedir. Çözüm, Allah’ın dediği gibi yaşamaktır. Çözüm, Allah’ın razı olduğu nizamla yönetilmektir.

\”Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Ne güzel arkadaştır onlar!\” (Nisâ 4/69)

Öyleyse çözüm açıktır: Ümmetin ordularını harekete geçirecek bir siyasi liderlik, bir İslam devleti, bir Halife… Evet, çözüm Hilafettir! Filistin topraklarını işgalden, Gazze’yi bombalardan, çocukları ölümden kurtaracak yegâne çözüm, Allah’ın nizamıdır. Bu çözüm, ne pazarlık ister ne zaman. Bu çözüm; iman, irade ve siyasi cesaret ister.

Muhatabına Söyle: Ey Lider! Ey Komutan! Ey Güç Sahibi!

Allah’tan kork! Ümmetin gözyaşlarıyla değil, ellerinde kılıçla senin yanında olmasını istiyor. Yetimin ahı ile değil, orduların ayak sesiyle yeryüzünü sarsmanı bekliyor. Bugün senin emrinde tanklar, tüfekler, jetler, füzeler var. Ama sen hâlâ diplomatik “denge” peşindesin. Sanki cennet bu dengeye göre verilecekmiş gibi!

Ey güç sahipleri! Artık bu ümmet sizden sadece “kınamak” değil, “vurmak” istiyor. Allah için vurun! Zalimlere, siyonistlere, batılın başına, onların destekçilerine karşı kalkın! Zira Allah Rasulü (s.a.v) şöyle buyurur:

\”Zalim birini gördüğünüzde elinden tutup engellemezseniz, Allah sizin hepinize bir azap indirir.\” (Ebu Davud)

Ey Müslümanlar! Ey İslam’a gönül vermiş yiğitler! Artık bilin ki kınamakla yetinenler, zalimin suç ortağıdır. Suskun kalanlar, zulme rıza gösterenlerdir. Eğer siz bu uğurda kıyam etmezseniz, sadece Gazze değil, Mekke de, Medine de, İstanbul da bir gün aynı akıbete uğrayacaktır.

“Gazze İçin Birleşelim” çağrısı bir eylem değil, bir şahlanıştır!

Bu çağrı, ümmetin bağrına bastığı, akidesine sadık olduğu bir çağrıdır. Köklüdeğişim’in başlattığı bu çalışma, yalnızca bir duyarlılık değil, bir yön tayinidir. Sadece kalpleri değil, yöneticileri hedef alan, onları sorumluluğa çağıran, ümmete gerçek çözümün ne olduğunu haykıran bir kıyamdır. Nitekim Köklüdeğişim’in gerçekleştirdiği bazı önemli hamleler; gerek basın açıklamalarıyla, gerek İslam coğrafyasındaki siyasi çalışmalarıyla bu davetin sadece teori değil, bir aksiyon olduğunu da ispatlamıştır. Bir avuç mümin, yeryüzünün zalimlerine karşı ümmetin sesini, Kur’an’ın emrini, Resulullah’ın (sav) sünnetini haykırıyor.

Bu haykırışa katılın! Bu çağrıya icabet edin!

Zira Allah Teâlâ şöyle buyurur:

\”Sizden kim dininden dönerse, Allah (onların yerine) öyle bir topluluk getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve güçlüdürler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar.\” (Maide 5/54)

Korkmayın! Allah bizimledir. İslam bizimledir. Ümmet bizimledir.

Bugün Gazze için birleşmek, yarın Kudüs’ü kurtarmaktır. Bugün ümmetin ordularını harekete çağırmak, yarın Halife’ye biat etmektir. Bugün Kur’an ile hükmetmek için ayağa kalkmak, yarın Allah’ın vaadine nail olmaktır.

O hâlde haykıralım:

\”Yeter artık ey zalimler! Yeter artık ey sessizler! Gazze için birleşelim! Allah için birleşelim! Hilafet için birleşelim!\”

 

Kaynak: Abdulcelil Kuşçu

İlgili yayınlar

Atatürk’ün Gerçek Adı

Celal Yağmur

İnsan Allah’a Muhtaçtır – İnsanın Acziyeti ve Kulluk Bilinci

Celal Yağmur

İslam Tarihi Özet

Celal Yağmur

Filistin’i imha anlaşması!

Celal Yağmur

İslam ve Siyasetin Temel İlişkisi

Celal Yağmur

Yahudi Cesaret Ödülünün Erdoğan’a Verildiği İddiası

Celal Yağmur

1 yorum

Celal Yağmur
Celal Yağmur Ağustos 19, 2025 at 6:29 pm

Elinize ve yüreğinize sağlık kardeşim

Yorum Bırakın