Ramazan’daki Asıl Hedefimiz Nedir?
Bir insanın hayatının anlamlı olması için, uğruna çalışılan veya çabalanan bir hedefi olması gerekir. Eğer kişi tüm hayatını ulaşılacak bir hedef veya ulaşılacak bir amaç olmadan geçirirse, tüm hayatı rüzgarla birlikte akıp gider. Bu, Müslümanlar ve gayrimüslimler de dahil olmak üzere tüm insanlar için geçerlidir. Ancak bir Müslüman için bu konu çok daha değerlidir, çünkü nihai hedef Allah’ın rızasını kazanmak ve ahirette Cennet’e girmektir.
Buna göre gerçek Müslümanların hem hayatlarının tamamında hem de dünyada kaldıkları her dakikada bireysel amellerinde bir hedefleri olmalıdır.
Hiç kimse, Allah’ın, insanın yaratılış amacını yerine getirmesi için yaratılmışları tasarlayıp, boyun eğdirdiği gerçeğini inkar edemez. Bu, Yüce Allah’ın Kuran-ı Kerim’deki şu buyruğunda görülmektedir:
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların bana yemek vermelerini de istemiyorum.” ( Zariyat 51:56-57)
Ayrıca, Yüce Allah insana Kendisine dönüp doğru yolu bulması için defalarca fırsat verir. Müslümanlara gelince, Allah Ramazan ayını onlara potansiyel iyiliklerini artırıp günahlarını azaltmaları ve ahirette cennete kavuşmaları için büyük bir fırsat olarak vermiştir. Ramazan, Allah’ın lütfuyla iyiliklerin karşılığının kat kat verildiği aydır. Dolayısıyla, hayatın engellerini ve Şeytan’ın kötü planlarını aşmak için gerçek bir fırsattır.
Ramazan ayında kendinize, başarmak için elinizden gelenin en iyisini yapacağınız bir hedef koyun. Bu hedef, kendinizi cehennem ateşinden kurtarmak ve o mübarek ayda Allah’ın rızasını ve kurtuluşunu yaşamak olsun.
Bu yüce hedefe ulaşmak için, bazı önemli duraklarda kendinizle baş başa kalmanız gerekecek. Bu duraklar şu şekildedir:
Oruçla
Bu Ramazan’da hedefiniz, Allah’ın size haram kıldığı her şeyden uzak durmak olsun. Hile yapmayın, yalan söylemeyin, gıybet etmeyin, başkalarının mallarını gasp etmeyin ve Allah’ın haram kıldığı şeylere (karşı cinse) bakmayın. Orucun üç mertebesi olduğu malumdur:
- Yiyecek, içecek ve cinsel ilişkiden uzak durmak.
- Kulaklarınızı, gözlerinizi, dilinizi, ellerinizi, ayaklarınızı ve diğer bütün organlarınızı günahlardan uzak tutun.
- Gönlünüzü değersiz kaygılarla ve dünya düşünceleriyle meşgul etmekten kaçının ve kalbinizde Yüce Allah’tan başka hiçbir şeyi yüceltmeyin.
Peki, sizi Allah’a yakınlaşmaktan ve o üçüncü ve özel derece orucu tutan az sayıdaki kişilerden biri olmaktan alıkoyan nedir?
Gece Namazında Ayakta Durmakla
Bu Ramazan ayında, Şaf ve Vitir’e ek olarak, yatsıdan sonra ve sabah namazından önce en az sekiz rekat namaz kılmayı hedefleyin. Ramazan ayında her gece bu kıymetli rekatları kılmanıza hiçbir şeyin engel olmasına izin vermeyin. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
Gece namazını kılmanız şiddetle tavsiye edilir. Zira bu, sizden önceki salih kişilerin âdetiydi. Gece namazı sizi Rabbinize yaklaştırır, günahlarınıza kefaret olur, vücudunuzdan hastalıkları uzaklaştırır ve günahları önler. (Buhari ve Müslim)
Kur’an ile
Ramazan ayı boyunca en az bir kez Kur’an’ın tamamını okumayı ihmal etmeyin. Her gün 30 cüzden en az birini okuyun. Peki ya Kur’an okumada o kadar iyi değilseniz? Umutsuzluğa kapılmayın veya hayal kırıklığına uğramayın, çünkü Allah’tan mükafat alma şansınız hâlâ var. Bu, daha iyi okuyan birini doğrudan dinleyerek, bir kaydı dinleyerek veya bir radyo istasyonunu dinleyerek elde edilebilir. Zamanınızı Kur’an kıraatini dinleyerek geçirmek de güzel ve faydalıdır.
Akrabalık Bağlarıyla
Ramazan ayında, özellikle hayatın iniş çıkışları nedeniyle sürekli iletişim kurmanızı engelleyen aileniz ve akrabalarınızla daha fazla iletişim kurmaya özen göstermelisiniz. Onlarla yeniden bağlantı kurmak için biraz para harcayın. Bunun için örneğin 10 dolar ayırabilirsiniz. Düşünsenize, bu küçük miktar sizi tüm akrabalarınızla bir araya getirebilir! Ayrıca sizi Yüce Allah’a daha da yakınlaştıracaktır.
Bunu yaparken, Ebû Hüreyre (r.a.)’nin rivayet ettiği bir hadisi de hatırlamaya çalışın:
“Ey Allah’ın Resulü, benim akrabalarım var ki, onlarla yakınlık kurmaya çalışırım, ama onlar (ilişkimi) keserler. Ben onlara iyi davranırım, onlar bana kötü davranırlar. Ben onlara tatlı davranırım, onlar bana sert davranırlar.” Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eğer dediğin gibiyse, sen onların yüzlerine kızgın kül atmış olursun da, Allah adına senin yanında daima seni destekleyecek bir melek bulunur; sen bu yolda devam ettiğin sürece, seni onlara karşı muktedir kılar.” (Müslim)
Hayırseverlikle
Ramazan ayında her gün Allah yolunda vereceğiniz bir sadaka olsun. Sadaka ve diğer tüm iyiliklerin mükafatı Ramazan ayında kat kat artar. Bu, bu mübarek ayın bereketlerinden biridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in “Sadaka verin, çünkü bu sizi cehennem ateşinden kurtarır” (Taberani) dediği rivayet edilir. Peki ya bir sadaka bilmiyorsanız veya her gün bir sadaka bulmanız kolay değilse? Örneğin, sadakalarınızı her 10 günde bir toplayıp birleştirerek hemen dağıtmayı deneyebilirsiniz.
Zikir ile
Dilinizi Allah’ı sürekli zikretmekle ıslak tutun. Allah’ı zikretmek, Allah’a yapılması gereken en faziletli ibadetlerden biri olduğu gibi, Allah’ın kolaylık verdiği kimseler için de en kolay ibadetlerden biridir. İslam’ın ilk dönemlerindeki büyük savaşlardan birinde Allah’ı zikretmekte ısrar eden sahabeden Hudeyr’in kıssası, Allah’ın kendisini çok sık zikredenlere takdir ettiği mükafatın güzel bir örneğidir. Peygamber (s.a.v.)’in Hudeyr’e yolculuk için azık vermeyi unuttuğu, ancak Allah’ı zikretmesinin onu birkaç gün aç bıraktığı, ta ki Cebrail gelip Peygamber’e (s.a.v.) durumu haber verene kadar. Peygamber, Hudeyr’den sonra onun için gerekli azığı taşıyan başka bir sahabeyi gönderdi.
Dua ile
Gerçek bir Müslüman, her durumda “müminin silahı” olan duayı (Allah’a yalvarmayı) kullanmaya özen göstermelidir. Bu, bir Müslümanın günlük hayatında karşılaştığı her durum için geçerlidir. Oruçluyken dua etmeye devam edin, çünkü bu durumda Allah’a daha yakın olursunuz ve dualarınızın kabul olma olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, sürekli Allah’a dua etmeli ve dua edenin içtenlikle ve gönülden yalvardığında Allah’ın dualarına karşılık verdiğini unutmamalısınız. Allah, Yüce Kuran-ı Kerim’inde şöyle buyurur:
“Kullarım sana (ey Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-) Beni sorarlarsa, (onlara cevap ver). Şüphesiz ki Ben (bilgimle onlara) yakınım. Bana dua edenin duasına, (arabulucu veya şefaatçi olmadan) karşılık veririm. Öyleyse onlar da Bana itaat etsinler ve Bana inansınlar ki, doğru yolu bulabilsinler.” ( Bakara 2/186)
Son olarak Ramazan ayındaki diğer hedefiniz, yukarıda sayılan şeyleri yaparak başınızı cehennem ateşine götürebilecek şeylerden kurtarmak olsun; bunlar, Allah’ın kolaylaştırdığı kimseler için çok kolaydır.
———
Kaynak: Dr. Ali El-Halawani:
Malezya, Kuala Lumpur’daki Uluslararası İslam Üniversitesi (IIUM) Diller ve Yönetim Külliyesi’nde (KLM) Dilbilim ve Çeviri alanında Yardımcı Doçenttir. Malezya ve Mısır’daki Şah Alam El-Medine Uluslararası Üniversitesi (Mediu) ve Mısır Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (MUST) gibi çeşitli uluslararası üniversitelerde Yardımcı Doçent olarak çalışmıştır; Kuveyt Elektronik Davet Komitesi’nin (EDC) eski Genel Yayın Yönetmeni; www.islamOnline.net Yaşayan Şeriat Bölümü’nün eski Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve Yönetici Editörü; Uluslararası Müslüman Âlimler Birliği (IUMS) üyesi ve Dünya Arap Tercümanlar ve Dilbilimciler Birliği (Wata) üyesidir. Yayınlanmış eserleri bulunan yazar, çevirmen ve araştırmacıdır. Kendisine ‘‘alihalawani72@hotmail.com” adresinden ulaşabilirsiniz.
