Türkiyede İslam

Celal Yağmur

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kitabımıza besmele ile başlıyoruz. Bu kitap, sıradan bir tarih veya fikir kitabı değildir. Bu kitap, bir milletin inancıyla, kültürüyle ve tarihiyle kurduğu bağın peşinden yürüyen samimi bir arayışın ürünüdür. ‘Türkiye’de İslam’ derken, yalnızca bir coğrafyayı değil, o coğrafyada İslam’a gönül vermiş insanları, onların yaşama biçimini, inançla örülü geleneklerini ve modern dünyanın getirdiği sorunlarla verdikleri mücadeleyi de anlatıyoruz.

Maksadımız ne kimseyi yargılamak, ne de bir mezhep veya görüşü öne çıkarmaktır. Bizim niyetimiz; İslam’ın özüne dönmek, Kur’an ve sünnet ışığında, bu topraklarda yaşayan Müslümanların durumunu samimi bir bakışla ortaya koymaktır. Bu kitapta okuyacağınız her satır, araştırma ve tefekkürle yoğrulmuş; dualarla ve niyetlerle süslenmiş bir çağrıdır: ‘Rabbimiz! Bizi doğru yola ilet, sapmaktan ve saptırmaktan muhafaza eyle’

Allah’ım! Bu kitabı kaleme alırken niyetimizi halis, yolumuzu dosdoğru eyle. Kalemimize doğruluk, sözlerimize sadakat, okuyana ise fayda nasip et. Bizi senin rızana uygun bir ilim ve hikmet yolculuğuna çıkar. Bu kitabı, okuyana uyanış, yazana bağışlanma, ümmete diriliş vesilesi eyle. Rabbimiz, bu yazacağımız kitabı hayırlara vesile kılıp ilmimizi arttır. Hamd Alemlerin Rabbi Rahman ve Rahim olan Allah’a mahsustur.

Allah’ım ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi ana babamızı ve bütün inananları bağışla. Salat ve selam Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) üzerine olsun. Selam geçmişteki tüm Peygamberlerin üzerine olsun. Selam Ehli Beyt ve Sahabe-i kiram efendilerimizin üzerine olsun. Yine selam ashabın yolunu takip eden tabiin ve tebe-i tabiin ve onlardan sonra gelen bütün ulemanın ve mü’minlerin üzerine olsun. Amin

Kitabın Tanımı ve Amacı

Elinizdeki bu eser ‘Türkiye’de İslam’ çağımızda İslam adına ortaya konan birçok anlayışın, söylemin ve yapının Kur’an ve sahih sünnet ölçüsünde yeniden değerlendirilmesini amaçlayan bir çalışmadır. Özellikle günümüzde din kisvesi altında toplumu etkileyen yanlış tarikat ve cemaat yapıları, yozlaşmış siyaset anlayışları ve mezhep taassubuyla İslam’ın ruhunu perdeleyen düşünceler bu kitabın temel meseleleri arasında yer almaktadır.

Bu kitap, İslam’ın özünü bozan modern hurafelerle hesaplaşmayı, hak ile batılı ayırt etmeyi ve okuyucunun zihin dünyasında sağlam bir İslami bakış açısı inşa etmeyi hedeflemektedir. Kur’an-ı Kerim ve sahih hadisler ışığında, İslam’ın evrensel ilkelerine dayanarak hazırlanan bu metinler; hem bireysel hem de toplumsal planda sahih bir din anlayışına ulaşma arayışına katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Amaç, Müslümanları belli grup, lider veya ideolojilere değil; doğrudan Allah’a, Resulullah’a ve sahih bilgiye yönlendirmektir. Bu nedenle kitapta, ümmetin asırlardır karşılaştığı fitneler ve bugün yeniden farklı şekillerde tezahür eden dini istismar biçimlerine karşı okuyucuyu uyaran, bilinç kazandıran açıklamalar yer almaktadır.Bu eser, sadece bir eleştiri kitabı değil; aynı zamanda bir ıslah çağrısı, bir arınma rehberi, bir uyanış vesilesidir. Hedef; sapmalar karşısında kararlı, imanında şuurlu, toplumda dirayetli bireyler yetişmesine vesile olmaktır.

Kitabımıza ‘Türkiye’de İslam’ adını vermemizin elbette bir amacı vardır? Malumunuzdur ki, İslam dini birçok ülkede devlet statüsünde olmasa bile halk arasında yaşanan bir dindir. Kitabımız da İslamiyet’in ülkemizde nasıl anlaşılıp ve nasıl yaşandığı konusuna değineceğiz. Malumunuz ülkemiz de bidat ve hurafelerin oldukça çok olduğunu hatırlatmak isteriz. Belki de kitabımızın en net ve kısa tanımı ‘İslamiyet Türkiye’de Müslümanlar ve halk arasın da nasıl anlaşılıyor ve nasıl yaşanıyor’ cümlesi olabilir. Ülkemizde birçok tarikat ve cemaat mevcuttur. Tabi tüm bu oluşumların bir arada bulunulması da birçok çatışmaları bir araya getirmektedir. Bizler gerçek bir din ile tanışmayı, hurafeler ile hesaplaşmayı, ahlaklı bir dindar olmayı, gençlere İslam’ı yeniden ve doğru anlatmayı, dini doğru temsil etmenin yükümlülüklerini anlamayı, örf ve adetlerin hükmünün ne olduğunu Türkiye’de sağlıklı bir din anlayışını yeniden sağlamak gibi hususlara değineceğiz.

Bunlar ile birlikte hak ve batıl cemaatlerin yanlış ve doğrularını anlatacağız. İslam dini ülkemizde kime göre doğru ve kime göre yanlış yaşanıyor, işte asıl can alıcı nokta tamda burasıdır! Bu kitapçığımız tamda bu can alıcı noktalara cevap vererek gerçek çözümler üretecektir inşallah. Tabi kitabımızın konuları stratejik ve siyasi olarak da ilerleyeceğinden, gerek tarihi gerçekler gerek siyaset ve İslam ilişkisi ve gerekse de Osmanlı ve sonrasında ki Cumhuriyet döneminin İslam’a olan bakış açıları ve siyasi engeller gibi birçok hususlardan bahsedilecektir. Tevhid nedir, Şirk nedir, Bid’at nedir, Hurafe nedir gibi meseleleri de bölümler için de ayrı ayrı anlatılacaktır.

Kitabımızın konusu Türkiye’de İslam olunca, ister istemez oy kullanma meselesi, tekfir meselesi, ölü’ye Kur’an okuma meselesi, dua edilirken birilerinin adı hürmetine diyerek araya bir takım şahıslar koyma meselesi, mezar ve türbelere hediyeler bırakıp bez çaput bağlama ve ölü’den yardım bekleme meselesi, büyük günahlarından dolayı avam halkı tekfir etme meselesi, fitne ve anarşi çıkarıp Devlete karşı kışkırtıcı eylemler yaparak Müslümanları ayaklandırma meselesi gibi birçok konulara yer vereceğiz.

Bu ve benzeri tüm konular ile alakalı gerek tarikatlar da ve gerekse de cemaatler de yapılan doğru ve yanlışlardan bahsedeceğiz. Kısacası bu değerli eser, Türkiye’de İslam’ın nasıl doğru ve nasıl yanlış yaşandığı hususunda sizlere rehberlik yapıp her Müslümanın arşivinde saklayabileceği vazgeçilmez bir kaynağı olacaktır. Bu kitap, bir davetin sesidir. Sadece bilgi vermek için değil; bir yön, bir istikamet göstermek, gaflet uykusuna dalmış kalpleri sarsmak, unutanlara hatırlatmak için yazıldı. Türkiye’de din, kimi zaman devlet eliyle şekillendi, kimi zaman halkın duasıyla ayakta kaldı. Kimi zaman susturuldu, kimi zaman kullanıldı. Ama hakikat asla yok olmadı. Çünkü Allah’ın nuru, insanların söndürmeye çalıştığı kandillere benzemez.

Siz değerli okurlarımızdan küçük bir ricamız olacaktır. Oda, kitabımızın tüm bölümlerini okumadan sadece bir bölümün üzerine yoğunlaşarak kitabın tamamını ne medh ediniz nede kınayınız. Rabbimiz! Bizi hak ile batılı ayırt eden basiret sahiplerinden eyle. Bizi, dinini istismar edenlerden değil; dinine hizmet edenlerden kıl. Bize dosdoğru yolu göster ve o yolda sebat etmeyi nasip eyle. Allah’ım, bizlere İslam’ı doğru anlamayı, doğru anlatmayı ve doğru yaşamayı nasip eyle… Amin

Kitap Sonu: Bir Medeniyetin İzinde

Bu kitapta, Türkiye’de İslam’ın tarihi serüvenini, sosyal etkilerini, siyasi yansımalarını ve günümüzdeki farklı anlayışlarını ele almaya gayret ettik. Amacımız; hak ile batılı ayırmak, hurafelerle kirletilmiş sahih İslam algısını yeniden gündeme taşımak ve okuyucuyu düşünmeye sevk etmekti.

Bugün Türkiye’de yaşanan birçok dini ve toplumsal mesele, İslam’ın değil, İslam’ın yanlış anlaşılmasının ve yanlış temsil edilmesinin neticesidir. Bu yüzden her Müslümana düşen ilk görev, dinini doğru kaynaklardan, sahih bilgiyle öğrenmektir. Çünkü:

Bu eser, bir son değil; aksine bir başlangıçtır. Kitabın her bir satırında, okuyucunun zihninde sorular uyanmışsa, araştırma arzusu doğmuşsa, hedefimize ulaşmış sayılırız. Unutulmamalıdır ki, hakikat arayışı bir ömür boyu sürer ve bu yolda rehberimiz Kur’ân ve Sünnettir. Bu kitap boyunca, Türkiye’de İslam’ın tarihsel serüvenini, halkın inancıyla devletin ilişkisini, gelenekle dinin sınırlarını ve modern hayatla İslam’ın çatışıp çatışmadığını anlamaya çalıştık. Gördük ki, İslam bir inançtan öte, hayatı kuşatan bir nizam; adaletiyle, merhametiyle, toplumsal barışıyla tüm zamanlara seslenen bir mesajdır. Ancak bu yüce dinin, kimi zaman cehaletle, kimi zaman ideolojik baskılarla, kimi zaman da kişisel menfaatlerle gölgelenmeye çalışıldığını da fark ettik. Bu sebeple yapılması gereken, İslam’ı Kur’an ve sünnet penceresinden yeniden anlamak ve yaşatmaktır.

Bu kitap, bir son değil; bir başlangıçtır. Çünkü hakikat, sadece okunmakla değil, yaşanmakla hayat bulur. Her okuyan, öğrendiğiyle sorumludur. Ve bu sorumluluk, bizi yalnızca bireysel kurtuluşa değil, toplumsal ıslaha da davet eder. Bu gün Türkiye’de İslam, bir yandan asırlık bir mirasın izlerini taşırken, diğer yandan modernleşmenin, siyasal çatışmaların ve fikri yozlaşmanın etkisiyle sarsılmakta, savrulmaktadır.

Kitabımızda bu değişimin izlerini, tarihi kökleri ve güncel yansımalarıyla ortaya koyduk. Bu çalışma, ne bir yargılama ne de bir savunma metnidir. Aksine, İslam’ın özüne dönme çağrısıdır. Unutulmamalıdır ki, İslam sadece bir inanç değil; bir hayat nizamıdır. O’nun kıyamete kadar baki olan mesajı, hem bireyin hem toplumun huzuru için gönderilmiştir. Bizler, bu topraklarda Kur’an ve Sünnet ışığında yeniden dirilişi, yeniden şahlanışı bekliyoruz.

Mezhepsizlik, bidat, hurafe, dünyevileşme, sekülerleşme ve siyasi istismar gibi hastalıklar ancak sahih bir dini bilinçle aşılabilir. İslam, devrim değildir, inkılaptır; hayatı kökten ıslah eder. Yeter ki biz, İslam’a teslim olalım; kendi nefsimize değil, Allah’ın hükmüne boyun eğelim. Rabbimizden niyazımız, bu çalışmamızı rızasına uygun bir hizmet kılması ve bizleri hakikatin yolunda sabit kılmasıdır. Kalbinizi İslam’a, aklınızı Kur’an’a ve hayatınızı Allah’a emanet ediniz.

Bu Kitap Bir Davetin Sesidir

Sadece bilgi vermek için değil; bir yön, bir istikamet göstermek, gaflet uykusuna dalmış kalpleri sarsmak, unutanlara hatırlatmak için yazıldı.

Türkiye’de din, kimi zaman devlet eliyle şekillendi, kimi zaman halkın duasıyla ayakta kaldı. Kimi zaman susturuldu, kimi zaman kullanıldı. Ama hakikat asla yok olmadı. Çünkü Allah’ın nuru, insanların söndürmeye çalıştığı kandillere benzemez.

Bu kitapta neyi hedefledik?

Gerçeği efsanelerden, İslam’ı hurafelerden, dindarlığı gösterişten ayırmak… Mezhepsizlik akımlarına, modern fitnelere, yozlaşan değer yargılarına karşı ilimle, ayetle, sünnetle cevap vermek… Gençleri uyandırmak, aileleri bilinçlendirmek, toplumun vicdanını hatırlatmak…

Ey okuyucu!

Eğer bu kitabı sonuna kadar okuduysan artık bir sorumluluğun var: Bilmekle yükümlü oldun. Bundan sonra, öğrendiklerini ya yaşayacaksın ya da unutmanın hesabını vereceksin.

“Siz Kitab’ı okuyor, hala akletmiyor musunuz?” (Bakara 2/44)

Bu kitap bir son değil, bir başlangıçtır

Belki sayfalar bitti ama düşünce devam ediyor. Çünkü bu kitabın amacı sadece öğretmek değil, harekete geçirmektir. Kendine, ailene, çevrene, milletine ve ümmete karşı daha bilinçli bir Müslüman olmak için…

Sevgili Okuyucu;

Bu kitabı okuma yolculuğunda benimle birlikte olduğun için teşekkür ederim. Her satırda, her kelimede bir niyet ve samimiyet var: Hakikati arayanlara ışık olmak, unutanları uyandırmak. Dualarımda seni anıyorum; rabbim kalbini hidayetle, yolunu kolaylıkla, yaşamını bereketle donatsın. Sana şunu hatırlatmak isterim:

“İlim öğrenmek herkesin hakkıdır” Bu hakka sahip olduğun için şükret, onu hayatına yansıt. Yolun açık, imanınız daim olsun. Selam ve dua ile…

Son söz şudur:

Ya İslam ile yükseliriz, ya da onsuz tükeniriz. Tarihini bilmeyen geleceğine yön veremez. İslam’ı bilmeyen yaşadığını DİN zanneder!

CELAL YAĞMUR / İSLAM ve TARİH
Türkiye’de İslam Müellifi

Türkiye’de İslam kitabını indirin

KİTABI İNDİR