İslam ve Tarih
www.islamvetarih.com

         🇹🇷  LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RASULULLAH  🇹🇷

Dinde Reform Fitnesi

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 3125
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com


DİNDE REFORM FİTNESİ.!

Dinde reform fitnesi,yüz yıllar öncesinden Ehli sünnet alimlerinin feraset kabiliyetleri ile fark edilip bu fitne hakkında görüşleri olmuştur.Aşağıdada bahsedildiği gibi,İmam Rabbani hazretlerinin,bu fitne ile alakalı bir beyanı olmuştur.Öyle ise gelin bu olayın çıkış tarihine sebebine ve kim tarafından çıkartıldığına bir göz atalım...

Reform veya Yenilikçi Devrim 16. yüzyılda başlatılarak tüm Avrupa'yı etkilemiş ve Katolik Kilisesi'ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir.Bu reform hareketi Hristiyanlığın yeni ve büyük üç mezhebinden biri olan Protestanlığın oluşmasını sağlamıştır. Reform hareketinin önderi Cermen kökenli teolog ve filozof Martin Luther'dir...

Reform, ıslah etmek, bozulmuş bir şeyi düzelterek, eski doğru haline getirmek demektir.Hristiyanlık bozulduğu için reform yapıldı.Müslümanlık bozulmadığı için böyle bir harekete gerek yoktur.Bunun için reform yapmak isteyenlerin, dinimizi içten yıkmak istedikleri anlaşılmaktadır.Ülkemizde de,dinde reform'u destekleyen sözüm ona müslüman şahsiyetler vardır.! Bunlara en güzel cevabı yine Ehli Sünnet alimlerimizden olan İmam Rabbani hazretleri cevap olarak bakınız ne diyor...

İmam Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Bid’at ehli, yapacağı değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannederek bid'at çıkarıyor, bid'atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki din noksan değil, kamildir. Dini noksan sanıp, tamamlamaya çağa uydurmaya, çeşitli bid’atler çıkarmaya çalışmak,Maide suresinin,,,Bugün sizin için dininizi ikmal eyledim.Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum...Mealindeki 3.Ayetine inanmamak olur...Bu ayete ve rabbaninin sözlerine baktığımızda,bu reformcular (haşa) Kur'anı ve islamı eksik görüp,yetersiz görüp,çağımıza uygun hükümler sağlayamadığını idda etmektedirler.! Halbuki Allah Kur'anda " Size olan nimetimi tamamladım" derken,Kur'anın evrenselliğini ve kıyamete kadar hükmünün geçerli olduğunu beyan etmişken,yine Kur'an da sizler için hiç bir eksiklik yok demişken,bu reformcular dini eksik kabul edip bir takım yenilikler ekleyerek (haşa) Allah'ın sanki bir takım şeyleri eksik bıraktığını zikretmektedirler.!

Kur'anı Kerim (haşa) ne eksiktir,nede bir takım yeniliklere muhtaçtır.! O Alemlerin Rabbi Olan Allah'ın Kelamıdır.! O bütün eksikliklerden münezzehtir ve beridir.! İnsan aklı O'nun kudretini ve yüceliğini anlayacak kapasiteye sahip değildir.Bizler ancak O'nun bizlere bildirdiği kadarını bilebiliriz.Bunun dışında bizler O'nun ilmini ve kudretini anlayamayız.!

Bugünkü anlayışa göre dinde reform üçe ayrılır: Ehl-i sünnet alimleri,cahiller ve
din düşmanları tarafından dine sokulmak istenen hurafeleri düzelttiler. Çeşitli kıymetli kitaplar hazırladılar. Kendilerinden bir şey ilave etmediler. Eshab-ı kiramın bildirdiklerini naklettiler. Daha sonra gelen alimler de bunların kitaplarından naklederek kitap yazdılar. Bunlara reformcu değil, Müceddid denir. Nitekim hadis-i şerifte "Benden sonra, her yüz senede bir alim çıkar, dinimi kuvvetlendirir" buyuruldu.İmam azam, imam Şafii, imam Gazali, imam Rabbani ve ahir zamanda gelecek Hazreti Mehdi bu müceddidlerdendir...

Dinde reformun ikinci kısmı, İslam alimlerinin bildirdiklerine inanmayıp, Kur'anı Kerime ve hadis-i şeriflere, kendi anlayışlarına göre mana veren sapıkların tuttuğu yoldur. Bunların İslam alimlerinin bildirdiklerinden ayrı söyledikleri şeylere bid'at ve kendilerine de bid'at ehli veya mezhepsiz denir.Peygamber efendimiz; "Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak. Bunlardan 72 si Cehenneme gidecek, biri benim sünnetime inanışı sebebiyle Cennete girecektir" buyurmuştur..Cehenneme girmeyen fırkanın adı ise Ehl-i sünnet vel-cemaat olduğu icma ile bildirilmiştir...

İbadette bid'at, Peygamber efendimizin ve dört halifesinin zamanlarından bulunmayıp, onlardan sonra dinde meydana çıkarılan, ibadet olarak yapılmaya çalışılan şeylerdir. İbadetlerde ilave ve çıkarma olmaz.Mesela TV deki (Televizyondaki) imama uyup namaz kılmak bid'attir.! Çünkü,Cemaatle namaz kılınabilmesi için cemaatin imama uyması gerekir. Bunun için imam ile cemaatin aynı mekanda bulunmaları şarttır. Bu sebeple imamın namaz kıldırdığı mekan dışında bulunan bir kimse imama uymaya niyet ederek namazını kılsa bu namaz geçerli olmaz. İmam ile cemaat arasından geçen bir nehir veya genişçe bir yol da cemaatin imama uymasına engel sayılmıştır.Buna göre televizyon ve radyo gibi iletişim cihazları aracılığı ile başka bir mekandaki imama uymaya niyet etmekle mekan birliği gerçekleşmiş olmayacağından bu şekilde kılınan namaz geçerli değildir...

Dinde değil, adetlerde değişiklik ise bid'at ve günah değildir. Mesela çatal kaşıkla yemek yemek, kahve, çay içmek gibi şeyler adet olduğu için bid'at değildir.

Dinde reformun üçüncü kısmı, dini ıslah ediyoruz, düzeltiyoruz diyerek İslamiyet’i içten yıkmaya çalışma hareketidir. Yakın tarihimizde camilere müzik aleti sokma ve sıra koyma gibi gayretleri olmuştur. Aynı sinsi gaye devam etmektedir.Dikkatli olmak gerekir.! Bu ve benzeri bidatlardan koruna bilmemiz için,Ehli Sünnet alimlerimizin konularla alakalı kitaplarına başvurup bu fitnelerden korumalıyız kendimizi ve ümmeti...

« Son Düzenleme: 18 Ocak 2021, 08:48:14 Gönderen: Admin »
Allah var gam yok.!