İslam ve Tarih
www.islamvetarih.com

         🇹🇷  LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RASULULLAH  🇹🇷

Yaratılışda Tesadüf Varmıdır

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 3124
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
YARATILIŞTA TESADÜFÜN HİSSESİ VAR MIDIR?




Kâinattaki muhteşem san'at, fevkalâde hikmet ve sürekli dü­zenlilik tesadüfü şiddetle reddediyor. Bu yüksek hakikati, mate­matiğin uygulama dallarından biri olan ihtimaller hesabıyla da göstermek mümkündür.

Önce şansa bağlılık veya rastgelelik diyebileceğimiz tesa­düf kavramını kısaca açıklayalım. Herhangi bir olayın veya varlığın hiçbir kasıd, irade, tercih ve ilim kullanmadan rastgele meydana gelmesi tesadüftür. Meselâ, bir topçunun herhangi bir hedef tesbiti ve ayarlama yapmadan başlattığı, rastgele atışlar­dan birinin, bizce bilinen bir hedefe isabet etmesi tesadüftür. Top arabasının veya sistemin, manevra kabiliyetine göre yapıla­cak milyonlarca atıştan, sadece bir tanesinin yeri hedeftir. Şan­sına güvenerek tesadüfen bir kaç düşman tankını tahrip et­mek isteyen bir topçuya, mevcut en büyük orduların cepha­nesi bile yetmez;

Dünyamızın var oluşunda tesadüfün tesiri var mıdır? Dün­yanın meydana gelişinde ileri sürülen teorilerden en fazla rağbet gören Kant-Laplace teorisinin bir an için geçerli olduğunu ka­bul ederek, bunun tesadüfen olma ihtimalini düşünelim. Güneş­ten kopan gezegenlerin uzayda durabileceği yer ve pozisyon sa­yısı sonsuz diyebileceğimiz kadar fazladır. Bu sonsuza yakın yerler içinde dünyamızın her günkü yeri, pozisyonu, güneşe olan mesafesi, gerek kendi ve gerekse güneş etrafındaki dönüş düzeni tektir. O halde dünyamızın gece gündüzü, mevsimleri meydana getirecek ve hiçbir gezegene çarpmıyacak şekilde hik­metlerle dolu bu günkü halinin tesadüfen olması ihtimali son­suzda birdir. O da sıfır demektir. İhtimali sıfır olan hâdiseler imkânsız olduğuna göre, bu hal muhaldir. Halbuki, dünyanın gerek kendi ve gerekse güneş etrafındaki çok hızlı dönüşü, bu dönüşe rağmen üzerindekileri sarsmaması, gece ve gündüzle mevsimleri meydana getirmesi mükemmel bir ilmi ve kudreti en açık şekilde göstermektedir. Çünkü, dünyanın gerek hızında, gerekse yörüngesindeki en cüz'i değişiklik, bütün mevcudatın, bir anda harap olması için yeterlidir. O halde, bu düzen ancak ve ancak tek bir Kadir-i Rahim'in kudret, irade ve emriyle ola­bilir, tesadüfün eli karışamaz.

Konunun biraz daha açıklığa kavuşması için bir misâl vere­lim. İçinde alfabenin 29 harfi bulunan bir torba düşünün. Bir torbaya elimizi sokarak çekeceğimiz harflerle NİZAM kelime­sini yazmak istiyoruz. Her çekişten sonra çektiğimiz harfi tekrar torbaya koyuyoruz. Böyle bir sistemle NİZAM kelimesinin ya­zılma ihtimalini hesaplıyalım. Bu çekişlerde alfabenin 29 har­fiyle yazılacak 5 harflik manâlı ve mânâsız kelimelerin sayısı; birden yirmidokuza kadar olan sayıların birbirleriyle çarpımı­nın, birden yirmidörde kadar olan sayıların çarpımına bölünme­siyle elde edilir. Bu da ondört milyon ikiyüz elli bin altıyüzdür. Bunlardan sadece bir tanesinde harflerin dizilişi NİZAM keli­mesini meydana getirecek şekildedir. Yani NİZAM kelimesinin tesadüfen yazılma ihtimali ondört milyon ikiyüz elli bin altıyüzde birdir. Beş harfli ondört kelimenin bir paragrafta rastgele ya­zılma ihtimali (1/14 250 600)i4 dir.

Yani 10 rakamının önüne yüz sıfır koyarak elde edeceğimiz sayıda 0,7 ihtimaldir. Bu da yaklaşık sıfır demektir. Yani böyle bir şeyin yazılması mümkün değildir. Demek kî, herbiri sade­ce 5 harften meydana gelen 14 kelimelik bir paragrafın, te­sadüfen yazılması ihtimali, imkânsız denecek kadar küçüktür. Böyle basit ve küçük bir paragrafın tesadüfen yazılması imkânsız olursa, büyük kâinat kitabı olan bu mevcudatın san'atlı, manâlı ve düzenli bir şekilde yaratılmasında tesa­düfün hissesi bulunabilir mi?

Bu misâli hakikata tatbik ederken, milyonlarca cilt büyüklü­ğünde kâinat kitabının tesadüfen yazılması hâdisesini bir kenara bırakalım ve kâinatta sadece bir kelime durumunda olan insan vücudunu düşünelim. Kâinatın içinde bir kelime gibi görünen insan vücudunda dolaşım, sindirim, boşaltım gibi sistemlerden herbiri ciltlerce ansiklopedi mesabesindedir. Biz bu sistemden en basit olan iskelet sistemini ele alalım. Yetişkin bir insanda 208 olarak karar bulan kemiklerin tesadüfen, ahsen-i takvimde olan, yani en güzel şekilde yaratılmış bulunan insan vücudunu meydana getirecek şekilde dizilmesi ihtimali nedir biliyor mu­sunuz? Birden 208'e kadar olan sayıların çarpımıyla elde edile­cek sayıda bir ihtimaldir. Bu da yaklaşık sıfır demektir. Başka bir ifadeyle, böyle bir yapının tesadüfen ortaya çıkması il­men mümkün değildir. Halbuki bu düzenli yapı bir insanda değil bütün insanlarda ve hatta hayvan ve bitkilerin hepsinde bulunmaktadır. Bunların hepsi bir yana insanın tek elindeki ke­miklerin gördüğümüz bu düzen içinde dizilme ihtimali 1/28! = 3.28 : 10 dir. Tek elindeki kemiklerin tesadüfen istenen şekil­de dizilmesinin ihtimali bu kadar küçük olduğuna göre, dünya­ya gelen herhangi bîr çocuğun tesadüfen normal olmasının imkânı ve ihtimali yoktur. Halbuki, hergün dünyaya gelen milyonlarca bebeğin her haliyle birbirinden farklı olmakla beraber belirli bir plânda yaratılmış bulunmaları, tesadüfü temelinden reddetmektedir. Demek ki yaratılışta sonsuz bir ilim, kudret ve irade sahibi olan Cenâb-ı Hakk'in emir ve iradesi ve takdiri şarttır.

Kâinattaki bütün canlılar milyarlarca hücrenin başbaşa ver­mesinden teşekkül eden milyonlarca dokunun belirli bir düzenle bir araya gelmesiyle vücut bulmaktadırlar. Canlıların en küçük yapı taşı olan tek hücre proteini bile 400 aminoasitten hasıl ol­muştur. Bu aminoasitlerden her birisi de dört veya beş temel elementten ve her elementin de belirli sayıda bir araya gelmiş proton ve nötronlardan teşekkül ettiği birlikte düşünülürse, her biri bir sanat harikası olan canlıların rastgele meydana gelebile­ceklerini söylemek bir hezeyandır. Hücrede mevcut 400 aminoasidi kontrol eden DNA zincirinde takriben 41000 veya 10 600 farklı dizi mümkündür. Herhangi bir yerde özel görevi olan bir DNA'nın meydana gelmesi ihtimali 1/10 dür. Demek ki can­lıların en küçük yapı taşı olan hücredeki proteinde görevi olan DNA'nın bile tesadüfen meydana gelmesi imkânsızdır. O halde hücrelerin milyarlarcasını belirli bir düzenle bir arada ihtiva eden bir canlının yaratılışında tesadüfün hiçbir hissesi yoktur.[7]

---------------
[7] Doç. Dr. Mehmed Yıldız, Merak Ettiklerimiz, Cihan Yayınları, İstanbul 1998: 20-23.


 
Allah var gam yok.!