Ayet ve Hadislerle Cennet

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 1874
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
Ayet ve Hadislerle Cennet



Ayet-i Kerimeler

Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz
verilen cennetin durumu şöyledir: Orada
bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt
ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları
ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar
için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden
de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin
durumu, ateşte temelli kalacak olan ve
bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su
içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
(Muhammed/15)

İman edip salih ameller işleyenlere,
kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler
olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden
kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı)
daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!”
diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara
(dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar
için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar
orada ebedî kalacaklardır.
(Bakara/25)

Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz
gençler dolaşır; Maîn çeşmesinden
doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları
giderilir. (Onlara) beğendikleri meyveler,
canlarının çektiği kuş etleri, saklı inciler gibi
iri gözlü huriler, yaptıklarına
karşılık olarak (verilir).
(Vakıa/17-24)

Düzgün kiraz ağacı, meyveleri salkım
salkım dizili muz ağaçları, uzamış gölgeler,
çağlayarak akan sular, tükenmeyen ve
yasaklanmayan, sayısız meyveler içindedirler.
(Vakıa/28-33)

Bunlar için bilinen bir rızık, türlü
meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı
koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde
kendilerine ikram edilir. Onlara pınardan
(doldurulmuş) kadehler dolaştırılır. Berraktır,
içenlere lezzet verir. O içkide ne sersemletme
vardır ne de onunla sarhoş olurlar.
(Saffat/41-47)

Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı
buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları,
tomurcuk gibi yaşıt kızlar,
içki dolu kâseler vardır.
(Nebe/31-34)

Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış,
cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde)
yakınlaştırılarak hazırlanmıştır. Etraflarında
gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.
Gümüşten billur kaplar ki onları (ihtiyaca
göre) ölçüp düzenlemişlerdir. Orada
kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu
bir kâseden içirilir. Orada bir pınar
ki ona “selsebil” adı verilir.
(İnsan/14-18)

Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil
elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle
süsleneceklerdir. Rableri onlara
tertemiz bir içecek içirecektir.
(İnsan/21)

Şüphesiz, Allah iman edip salih ameller
işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere
koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle
süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.
(Hac/23)

Sabretmelerine karşılıkta onlar cennet ve
ipek(ten giysiler) ile mükâfatlandırılır.
(İnsan/12)

Onlara Adn cennetleri vardır. Onlar oraya
gireceklerdir. Orada altın bilezikler ve
incilerle süsleneceklerdir. Orada
elbiseleri de ipektir.
(Fatır/33)

Orada donatılmış koltuklar üzerine
dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş
görürler, ne de şiddetli soğuk.
(İnsan/13)

Hadis-i Şerifler

Muaz bin Cebel (r.a.) den;
Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Muhakkak cennet yüz derecedir.
Onlardan her bir derece gök ile yer arasındaki
mesafe kadardır. Şüphesiz o derecelerin en
yücesi Firdevs’tir, en faziletlisi de Firdevs’tir.
Arş, muhakkak Firdevs’in üstündedir.
Cennetin ırmakları da Firdevs’ten çıkıp akar.
Bu itibarla siz Allah’tan dilemek
istediğiniz zaman Firdevs’i isteyin.
(İbn Mâce 4331, Tirmizî 2651)

Ebû Hureyre (r.a.) den; Ya Rasûlullah!
Cennetin yapısı nedir? diye sordum. Rasûl-ü
Ekrem (s.a.s.) buyurdu ki: Bir kerpici
gümüşten, bir kerpici altından, harcı keskin
kokulu misk, çakılları inci ve
yakut, toprağı za’ferandır.
(Tirmizî 2646)

Ebû Musa el-Eş’ari (r.a.) den; Rasûlullah
(s.a.s.) şöyle buyurdu: İki cennet vardır ki,
bunların kapları ve içinde bulunan şeyler hep
gümüştendir. Diğer iki cennet daha vardır ki,
bunların kapları ve içinde bulunan şeyler de
altındandır. Adn cennetindeki cennetliklerle
Rablerine bakmaları arasında Allah’ın vechi
üzerindeki büyüklük ridasından başka
bir şey bulunmayacaktır.
(Buhârî 4828, Tirmizî 2648)

Abdullah bin Ömer (r.a.) den; Rasûlullah
(s.a.s.) şöyle buyurdu: Cennet ehli cennete
vardığı, cehennem ehli cehenneme vardığında
ölüm (alacalı bir koç suretinde) getirilir. Ta
cennetle cehennem arasında yatırılır, sonra
kesilir. Sonra bir münadi: “Ey cennet ahalisi!
Artık ölüm yoktur. Ey cehennem ahalisi! Artık
ölüm yoktur.” diye nida eder. Bu hadise
sebebiyle cennet ehlinin ferahı bir kat daha
artar, cehennem ehlinin hüzün
ve kederi ise bir kat daha artar.
(Müslim 2850/43, Buhârî 6457, İbn Mâce 4327, Tirmizî 2682)

Tuba cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır.(Ramuz el-Ehadis-2, s. 313/7)

Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen
kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır.
(Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123)

Orada muazzam köşkler, geniş nehirler, bol
ve olgun meyveler, güzel ve dilber zevceler
(kadın, eş), ebedi pek çok ve renkli güzel
elbiseler vardır. Orası yüksek, güzel ve selim
yurtlardan parlak hayat sürülen bir yerdir…
(Ramuz el-Ehadis-1, s. 170/1)

Sehl bin Sa’d (r.a.) dan; Nebi (s.a.s.) şöyle
buyurdu: Cennette sekiz kapı vardır. Bunların
içinde bir kapı Reyyan diye isimlendirilir.
Buradan cennete yalnız oruçlu olanlar girer.
(Buhârî 3058)

İbn Mes’ud (r.a.) dan; Nebi (s.a.s.) şöyle
buyurdu: Ben ateş ehlinin cehennemden son
çıkacak ve cennet ehlinin cennete son girecek
olanını (Allah'ın bildirmesiyle) biliyorum. Bu
bir kimsedir ki, cehennemden emekleye
emekleye çıkar. Yüce Allah ona: “Git, cennete
gir!” buyurur. O kimse cennete varır, ona öyle
bir hayal gelir ki, cennet dopdoludur. Dönüp:
“ Ya Rab! Ben cenneti dopdolu buldum.” der.
Allah yine: “Git, cennet gir!” buyurur. O
kimse cennete varır. Cennet ona yine dopdolu
gibi hayal ettirilir. Dönüp: “Ya Rab! Ben
cenneti dopdolu buldum.” der. Allah ona:
“Git, cennete gir! Dünya kadar ve dünyanın
on misli kadar yer senindir.” buyurur. O kul:
“Sen yegâne Melik olduğun halde benimle
alay mı ediyorsun yahut bana gülüyor
musun?” der. Vallahi Rasûlullah’ın gerideki
dişleri belirinceye kadar güldüğünü gördüm.
Sahabiler arasında: “Cennet ehlinin en aşağı
derecesi işte o kimsedir.” denilirdi.
(Buhârî 6469, İbn Mâce 4339)

Ebû Hureyre (r.a.) den; Nebi (s.a.s.) şöyle
buyurdu: Aziz ve Celil olan Allah şöyle
buyurdu: “Ben salih kullarım için ahiret azığı
olarak hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağım
işitmediği ve hiçbir beşer aklına gelmedik bir
takım nimetler hazırladım.” Allah’ın sizleri
(bu sözlerle) muttali kıldığı şeyleri bir yana
bırak. Bir de bunlardan başka onun sizleri
muttali kılmadığı bir şey vardır
ki, o en büyüktür.
(Müslim 2824/3, Buhârî 3053)

Enes bin Malik (r.a.) den; Rasûlullah
(s.a.s.) şöyle buyurdu: Cennet nefse hoş
gelmeyen şeylerle kuşatılmış, cehennem de
nefsin arzularıyla kuşatılmıştır.
(Buhârî 6412, Müslim 2822/1, Tirmizî 2684)

Muhakkak cennette öyle çarşılar var ki
orada alışveriş yoktur. Fakat cennet ahalisi
oraya vardığı zaman taze parlak inci ve misk
toprak üzerine yaslanarak otururlar. Dünyada
oldukları gibi o cennetlerde tanışırlar.
Dünyada nasıl olduklarını ve Rablerine
ibadetlerinin nasıl olduğunu, geceleri nasıl
ihya ettiklerini, gündüzleri nasıl oruç
tuttuklarını, dünyanın zenginliği ile
fakirliğinin nasıl olduğunu, ölümün nasıl
olduğunu ve nasıl cennet ahalisinden
olduklarını konuşup müzakere (ve sohbet)
ederler. (Tezkireti’l Kurtubi, s. 326/565)

Kaynak
www.islamvetarih.com
Kartela Kitabın'dan
Allah var gam yok.!