Ayet ve Hadislerle Cehennem

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 1874
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
Ayet ve Hadislerle Cehennem



Ayet-i Kerimeler

Her günahkâr yalancının vay haline! Kendisine
Allah’ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra
büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış
gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile
müjdele! Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu
alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
(Casiye/7-9)

Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe
atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı
tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz.
Şüphesiz, Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve
hikmet sahibidir.
(Nisa/56)

İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında
tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler
için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının
üstünden de kaynar su dökülür. Onunla,
karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Onlar
için bir de demirden topuzlar vardır. Her ne zaman
cehennemden, o ıstıraptan çıkmak isteseler, oraya
geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın
azabını” denilir.
(Hac/19-22)

Onlar için cehennem ateşinden döşek,
üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte
biz zalimleri böyle cezalandırırız.
(Araf/41)

Onlar, iliklerine işleyen bir ateş ve bir kaynar
su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri
bir gölge içinde!...
(Vakıa/42-44)

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı
insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin
başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine
verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine
emredilen şeyi yapan melekler vardır.
(Tahrim/6)

Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana
geldi mi? O gün birtakım yüzler vardır ki zillete
bürünmüşlerdir. Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
Kızgın ateşe girerler. Son derece kızgın bir
kaynaktan içirilirler. Onlara, acı ve kötü kokulu
bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur. O, ne
besler ne de açlıktan kurtarır.
(Gaşiye/1-7)

Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında
(ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah kullarını
bununla korkutur. Ey kullarım bana karşı
gelmekten sakının.
(Zümer/16)

Şüphesiz Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlara
alevli bir ateş hazırlamıştır. Onlar, orada ebedi
olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı
bulamayacaklardır. Yüzlerinin ateşte bir yandan
bir yana döndürüleceği gün. “Keşke Allah’a ve
Resûl’e itaat etseydik” diyecekler.
(Ahzap/64-66)

Gerçek vaat (kıyamet kopması) yaklaşır, bir de
bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp
donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz
bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz.”
derler. Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk
ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya
varacaksınız. Eğer onlar ilah olsalardı oraya
varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada ebedi
kalacaklardır. Onların orada derin bir iç çekişleri
vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
(Enbiya/97-100)

O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve
zincirler olduğu halde kaynar suda sürünecekler,
sonra da ateşte yakılacaklardır.
(Mümin/71-72)

Bu ateş onları uzak mesafeden görünce onun
müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.
(Furkan/12)

Hadis-i Şerifler

Abdullah bin Mes’ûd (r.a.) den: Rasûlullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu: O gün cehennem getirilecek, onun
yetmiş bin bağı olacak ve her bağ ile beraber
cehennemi çeken yetmiş bin melek bulunacaktır.
(Müslim 2842/29, Tirmizî 2698)

Numan bin Beşir (r.a.) den; Ben Rasûlullah
(s.a.s.) dan işittim, şöyle buyuruyordu: Şüphesiz
kıyamet gününde ateş ehlinin en hafif azaplısı
şöyle bir adamdır ki, onun iki ayağı altının
çukurlarında iki ateş parçası vardır da, bunların
sıcaklığından onun beyni bakır tencere ve
kumkuma adındaki madeni kabın kaynaması gibi
kaynayacaktır.
(Buhârî 6463, Tirmizî 2731)

Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: Veyl,
cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kırk yıl batar
da dibine ulaşamaz.
(Tirmizî, Tefsir, Enbiya, 3164)

Semuretu’bnu Cundeb (r.a.) den; Nebi (s.a.s.)
şöyle buyurdu: Onlardan kimi vardır ki, ateş onu
iki topuğuna kadar yakalar. Kimi vardır ki, onu
dizlerine kadar yakalar. Kimi vardır ki, ateş onu
beline kadar yakalar. Kimi de vardır ki, ateş onu
boynuna kadar yakalayıp yakar.
(Müslim 2845/33)

Usame bin Zeyd (r.a.) den; Ben Rasûlullah
(s.a.s.)’den şöyle buyururken işittim: Kıyamet
gününde bir kişi getirilir ve cehennemin içine
atılır da orada onun bağırsakları derhal karnından
dışarı çıkar. Sonra o kişi (bağırsakları etrafında)
değirmen eşeğinin dönüşü gibi döner. Bunun
üzerine cehennem ahalisi o kişinin başına
toplanırlar da: “Ey filan! Senin bu halin nedir?
Sen bize (dünyada) iyiliği emreder ve bizleri
kötülükten nehyeder değil miydin?” derler. O da:
“(Evet) ben size iyiliği emrederdim, fakat onu
kendim yapmazdım. Yine ben sizleri kötülükten
nehyederdim de onu kendim
işlerdim,” diye cevap verir.
(Buhârî 3065)

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.)
buyurdular ki: Kıyamet günü, ateşten bir parça,
boyun şeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü,
işiten iki kulağı, konuşan bir dili vardır. Der ki:
Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için
vazifelendirildim: Allah’la birlikte bir başka ilaha
dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr,
tasvirciler (tapınılması için canlı
resmi ve heykeli yapanlar).
(Tirmizî, Cehennem 1-2577)

Utbe bin Gazvan (r.a.) den; Rasûlullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu: Kocaman bir kaya cehennemin
kenarından aşağı bırakılır, cehennem çukuruna
yetmiş sene iniş yapar(yuvarlanır) ve yine dibine
varamaz. “Utbe bin Gazvan şöyle devam etti;
Ömer (r.a.) şöyle derdi: “Cehennem ateşini sık sık
hatırlayın. Onun sıcaklığı şiddetli, dibi
derin ve kamçıları demirdendir.”
(Tirmizî 2701)

Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: Cehennem ateşi
bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin
yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl
daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır.
(Tirmizî, Cehennem 8-2594)

Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: Nebi (s.a.s.): Sizin
şu ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir
parçadır dedi. Sahabeler: Ya Rasûlullah! Vallahi
dünya ateşi muhakkak kâfi gelir dediler.
Rasûlullah (s.a.s.): Cehennem ateşi dünya ateşleri
üzerine altmış dokuz derece daha fazla kılındı.
Bunların her birinin harareti bütün dünya
ateşinin harareti gibidir buyurdu.
(Müslim 2843/30, Buhârî 3064, Tirmizî 2715)

Enes bin Malik (r.a.)den; Nebi (s.a.s.) şöyle
buyurdu: Bir kavim, kendilerine cehennem ateşi
dokunduktan sonra simaları kırmızımsı siyah bir
renkte olarak cehennemden çıkacak ve cennete
girecekler de cennet ehli bunlara
“Cehennemlikler” diye isim vereceklerdir.
(Buhârî 6462)

Ebu’d-Derda (r.a.) anlatıyor:
Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki: Cehennem
ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde
bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa
karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici
olmayan ve açlığı gidermeyen dikenli bir ot
verilir. Onlar tekrar yiyecek isterler. Bu sefer de
boğazda tıkanıp kalan bir yiyecek verilir. Bu da
boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, ne de geri
gelir. Onlar, dünyada iken bu durumda, bir
içecekle, takılan lokmaları kaydırdıklarını
hatırlarlar ve bir içecek isterler. Kendilerine, demir
kancaları bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu
kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini
dağlayıp atar. Su karınlarına girince
içlerini paramparça eder… Onlar:
“Cehennemin bekçilerini çağıralım, belki
azabımızı hafifletirler!” derler. Onları çağırırlar.
Melekler onlara: “Size peygamberiniz bu halleri
açıklayan haberleri getirmemiş miydi?” derler.
Onlar: “Evet getirmişti (ama dinlemedik)” derler.
Bunun üzerine Cehennemin bekçileri: “Siz isteyin
durun! Ancak kâfirlerin istekleri burada boşadır!”
derler… Cehennemlikler bekçilerden ümidi
kesince: “(Cehennem zebanilerinin başı olan)
Malik’i çağıralım!” derler.
(Malik gelince): “Ey Malik (söyle de) Rabbin
bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!” diye cevap
verir. Hadisin ravilerinden A’meş rahimehullah der
ki: “Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Malik’e
yalvarmaları ile Malik’in onlara verdiği cevap
arasında bin yıllık zaman geçecektir…
Cehennemlikler bu sefer aralarında: “Rabbinize
dua edin, sizin için O’ndan daha hayırlı kimse
yoktur!” diyecekler ve şöyle yalvaracaklar:
“Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe
çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey
Rabbimiz, bizi bundan çıkar.
Eğer yine küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki
zalimlerden oluruz…” Rab Teâlâ onlara şöyle der:
“Cehennemin içine yıkılıp gidin! Benimle bir daha
konuşmayın!” Resûlullah (s.a.s.) devamla dedi ki:
“Bu cevap üzerine, cehennem ehli her türlü
hayırdan ümitlerini keserler; hıçkırmaya, nedamet
etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar.”
(Tirmizî, Cehennem 5-2589)

Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor:
Resûlullah (s.a.s.) buyurdular ki:
Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür.
Bu su, vücutlarının içine nüfuz eder, öyle ki
karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok,
söker atar ve ayaklarını delip geçer. Bu hâdise
(“Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve
derileri eritilecektir” Hacc/20)
ayetinde zikri geçen eritme (es-Sahru) hâdisesidir.
Sonra (eriyen cesetleri) eski haline iade edilir.”
(Tirmizî, Cehennem 4-2585)

Kaynak
www.islamvetarih.com
Kartela Kitabın'dan
Allah var gam yok.!