İslam ve Tarih
www.islamvetarih.com

         🇹🇷  LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RASULULLAH  🇹🇷

İlimle Amel Etmek

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Admin

  • Allah var gam yok.!
  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
    • İleti: 3120
    • Karma: +0/-0
    • Cinsiyet:Bay
  • Allah Var Gam Yok.!
    • Profili Görüntüle
    • www.islamvetarih.com
İLİM AMEL ETMEYİ GEREKTİRİR



Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu:

“Hesap gününde şu dört şeyden sorulmadıkça kulun iki ayağı da olduğu
yerden kımıldamayacak: Hayatından ve onu nasıl harcadığından; ilminden ve onun
için ne yaptığından; varlığından ve onu nerede kazanıp onu nasıl harcadığından;
bedeninden ve onu ne yolda kullandığından.”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu:

 “Hesap gününde şu dört şeyden sorulmadıkça kulun iki ayağı da olduğu
yerden kımıldamayacak: Hayatından ve onu nasıl harcadığından; varlığından ve onu
nerede kazanıp onu nasıl harcadığından; ilminden ve onun için ne yaptığından.”2

Muaz bin Cebel şöyle dedi:

“Hesap gününde şu dört şeyden sorulmadıkça kulun iki ayağı da olduğu
yerden kımıldamayacak: bedeninden ve onu ne yolda kullandığından; hayatından
ve onu nasıl harcadığından; varlığından ve onu nerede kazanıp onu nasıl
harcadığından; ilminden ve onun için ne yaptığından.”

Ali şöyle dedi:
                                                       
Bir adam : “ Ey Allahın Rasulu bendeki cahillik yükünü(mesuliyetini) ne
kaldırır? Dedi. O-sallallahu aleyhi ve sellem-   : ” ilim.” Dedi. Adam dedi ki: “ O
zaman ilmin mesuliyetini benden ne kaldırır(dengeler)? ” O-sallallahu aleyhi ve
sellem-  : “Amel, dedi ”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-  bana şöyle dedi:

“Ey Uveymir: ‘İlim sahibi miydin yoksa cahil miydin?’ diye sana sorulduğunda.
Bunun üzerine eğer sen: ‘İlim sahibiydim.’ Diye cevaplarsan; ‘ilminle ne amel ettin?’
diye sorulacağı; Ve eğer sen: ‘ Ben cahildim’ dersen ‘Cahil olmanın mazereti neydi;
ilim elde etmeye çalışmadın mı?’ diye sana söyleneceği hesap gьnьnde halin
nice olur?”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-  buyurdu:

“ ilim elde et ve onunla amel yap, ve onu başkalarına da öğret, yine ilme layık
olmayanlardan da ilmi engelle(uzak tut).”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-  buyurdu:

“ Her ne istersen öğren, bildiğin ile amel edene kadar Allah Teala sana hiç
fayda sağlamayacak.”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-  buyurdu:

Her ne istersen öğren, şu bir gerçek ki, amel edene kadar Allah seni asla
mükafatlandırmayacak.”

Ali şöyle dedi:

“ Ey ilim sahipleri! İlminizle amel edin, hakikaten ilim ehli sadece ilmiyle amel
edendir. İlim taşıyacak bir topluluk olacak, fakat onlar, biri diğeriyle rekabet
edecekler ve bu rekabet öyle bir noktaya gelecek ki, bir adam, başka birinin
sohbetinde oturduğu için öğrencilerinden birine öfkelenecek. Bunlar amelleri
cennete yükselmeyecek olan insanlardır.”

Abdullah ibn Mesud şöyle dedi:

“ Öğren! Öğren! Bunun sonucunda öğrendiğin vakit amel et.”

İbn el-Münzirin hadisinde “ öğren”, sadece bir kez söylenmiştir.

Abdullah ibn Mesud şöyle dedi:

Öğren! Böyle her kim ilim sahibi olursa, (bildiği üzere) amel etmeli.”

Ebu Hureyre şöyle dedi:

Amel edilmeyen ilmin örneği, Allah yolunda harcanmayan hazine gibidir.”

Zuhri şöyle der:

İnsanlar, ilmi olmayan fakat amel eden kişinin hareketine güvenmezler ve
yine onlar, ilmi olup ta amel etmeyenin sцzlerine itibar etmezler.”

Zuhri şöyle der:

insanlar, ne ilim sahibi olup ta amel etmeyenin ve ne de amel edipte ilim
sahibi olmayan kişinin sözlerinden asla hoşnutluk duymazlar.” 

Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-  buyurdu:

 İman ve amel (birbirini tamamlayan)iki eştir- iman ve amelden birinin
yokluğu diğerini geçersiz kılar.”

Ebud Derda şöyle dedi:

Hakikaten, sen her şeyden önce bir ilim araştıranı olana kadar asla bir alim
olamayacaksın. Ve her şeyden önce bildiğinle amel edene kadar asla gerçek bir ilim
araştıranı olamayacaksın.”
 
Ebud Derda şöyle dedi:

Siz evvela, bir talebe olana kadar bir alim olamazsınız. Ve evvela, ilminizle
amel edene kadar sahip olduğunuz ilmin alimi olamazsınız.”

Ebud Derda şöyle dedi:

Ey Adem oğlu! Allah’a O’nu görüyor gibi amel işle, kendini ölülerin
arasındaymışsın gibi say, ve mazlumun duasından kork.”

Sehl bin Abdullah şöyle der:

İlmin tamamı dünyalıktır. Ancak, Ahiret için olanı kendisiyle amel edilen
ilimdir.”

Sehl bin Abdullah Et-Tusteri şöyle der:

Alimler haricinde, insanların tamamı sarhoş bir haldedirler. Ve ilimleriyle
amel edenler haricinde, alimlerin tamamı da şaşkın bir haldedirler.”

Sehl bin Abdullah şöyle dedi:

Dünya hayatı ilim dışında cahillik ve ruhsuzluktur. Kendisiyle amel edilen
haricinde tüm ilim senin için bir hüccettir. İhlasla (Allah rızası gözetilerek) yapılanlar
haricinde bütün ameller sabit olmayan çok küçük zerreciklerdir (yani geçersizdir). Bu
yüzden ihlas, amelin  kendisiyle tamam olacağı şeyin mükemmel sonucudur.”18

Sehl bin Abdullah şöyle dedi:

İlim, dünya hayatının hazlarından birdir. Fakat kişi, ilim üzerine amel
ettiğinde, işte o zaman, o ilim, ahiret için olur.”

 
BAŞKALARIYLA TARTIŞMAK İÇİN VE ŞAHSİ MENFAATLER ELDE ETMEK
İÇİN İLİM ÖĞRENMENİN HOŞ GÖRÜLMEMESİ


Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

Her kim alimlerle çekişmek, aptallarla tartışmak veya insanların yüzlerini
kendine çevirmeleri için ilim öğrenirse, o kişi, ilminden dolayı Cehennem ateşine
sahip olacak.”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

Her kim akılsızlarla tartışmak, alimleri sayıca geçmek, veya insanların
yüzlerini kendine çevirmeleri için ilim öğrenirse, o kişiye, cehennemde oturacağı
yeri bulmasına izin verilir.”
 
Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

Her kim Allahın vechinin istenmesi hakkı haricinde, ilmi bazı dünyalık
kazançlar elde etmek için öğrenir ise, hesap gьnьnde cennetin kokusunu
duymayacak.”

El-Hasan:

Her kim onunla Ahireti arzulayarak, ilim elde eder ise, o kişi onu(cenneti)
elde edecektir. Ve her kimde dünya hayatını arzulayarak ilim elde eder ise, o(dünya
hayatı), kişinin ilimden elde edeceği hisse(kazancı) olacaktır.”

Ez-Zuhri dediki:

Bunun anlamı: O, onun ilimden nasibidir.”

Vuheyb bin El-Verad:

Kötü bir alimin şöyle bir kıssası vardır: “ Kötü alimin misali, su kanalına
iteklenmiş kocaman bir kaya parçası gibidir. Öyle ki, kaya ne suyu emer ne de
ağaçlara hayat vermesi için akmasına izin verir. Keşke şer alimleri Allahın kullarına
söylediği şu ayeti hakkında Allah’a karşı samimi olsalardı: ’Ey Allahın kulları! Bizim
peygamber ve öncekilerden(seleften) size bildirdiklerimizi dinleyin, bu
öğrendikleriniz üzerine amel edin ve bizim değersiz amellerimize bakmayın, çünkü
biz, yanlış düşüncelere sebep olabilecek kişileriz(yani Allahın elçisini ve ona güzelce
uyan selef gibi olamayız.) Onlar kullara nasihat etmede gerçekten ihlas sahibiydiler.
Buna rağmen, Allahın kullarını sadece kötü amellerine davet ederler ve böylece
onların günah işlemelerine sebep olurlar.’

İsa bin Meryem(aleyhiselam):

Ey şerrin savunucusu olan alimler! Siz, dünya hayatını başınızın üzerine
koydunuz ve ahreti ayaklarınızın altına koydunuz. Sizin sözleriniz bir şifa ancak,
amelleriniz bir hastalık. Sizin örneğiniz, Zakkum ağacının örneği gibidir-ki; o ağaç
kendine bakanlara hoşnutluk verir ama ondan yiyen kişiyi öldürür.”

İsa bin Meryem(aleyhiselam):

Yazıklar olsun size, ey dünya hayatı için ibadet edenler! Güneş ışığının
büyüklüğünün bir adama ne faydası var, eğer o adam güneş ışığını göremiyor ise?
Aynı bunun gibi, eğer ilmiyle amel etmiyorsa bir alimin çok ilme sahip olmasının da
kendine faydası yoktur.

Ağacın meyvaları ne kadar çok olursa olsun, fakat onların
tamamı yararlı değildir veya yenmez. Yine alimler ne kadar fazla olursa olsun yine
de sizin tamamınız alimin bildiklerini uygulamaz. Bu yüzden siz kendinizi düzenbaz,
yalancı alimlerden koruyun, onlar, yünden elbiseler giyerler, başlarını yere eğerek
selam verirler, aldatıcı maskelerinin altından sineklerin baktıkları gibi gözlerini
kısarak barklar.

Onların sözleri amellerinin tersinedir. Kim dikenli üzümlerden ve …
hurmalardan hasat yapabilir? Bunun gibi, düzenbaz alimin sözü de yalandan başka
bir şey üretmez. Hakikaten, deve, sahibi tarafından yeryüzüne hapsedilmez ise,
deve memleketini terk edecektir.

Ve hakikaten ilim, sahibi tarafından uygulanmaz
ise, o ilim, onun kalbinden ayrılacak, kendini ondan serbest bırakacak ve o adamı,
önemsemeyecektir. Şüphesiz, ekinler toprak ve suya sahip olmadıkça elverişli
değillerdir.

Aynısı iman içinde geçerlidir; ilim ve amel eşlik etmedikçe imanda hayır
yoktur. Yazıklar olsun size ey dünya için ibadet edenler! Şüphesiz, her şey kendisi
onunla bilinen bir işarete sahiptir. Ve şüphesiz din de kendisinin bilindiği üç işareti
vardır ve onlar: İman, ilim ve ameldir.”

KUR’AN-I AMEL ETMEK İÇİN DEĞİL DE NAM VE ŞÖHRET ELDE ETMEK İÇİN
OKUYANLARA UYARI


Sьleyman bin Yesar:

Kıyamet gününde aleyhinde ilk önce hüküm olunacak insanlar şunlardır: Şehit
olmuş kimse. O, huzura getirilir ve Allah ona nimetlerini hatırlatır. O da mashar
oduğu bütün nimetleri tanır. Kendisine, Allah: Bu nimetlere karşı sen ne amel
işledin diye sorar. O kul:

Senin yolunda cihad ettim sonunda şehid edildim der.
Allah: Sen yalan söyledin! Bilakis sen cüretlidir denilmek için mukatele ettin de
hakkında öyle denilmiştir buyurur. Sonra emir verilir de bu kimse yüzü üzerinde
sürüklenir, nihayet cehenneme atılır.

Sonra muhakemesi görülecek kimse ilim
öğrenmiş, öğrendiğini başkasına öğretmiş ve Kuran okumuş olandır. O da getirilir.
Allah ona da kendisine olan nimetlerini anlatır. Bu da nimetleri tanıyıp itiraf eder.
Allah ona da: Bu nimetlere karşı sen ne amel işledin diye sorar. O kul: İlim
öğrendim, onu başkalarına da öğrettim ve senin rızan için Kuran da okudum der.
Allah ona da:

Sen yalan söyledin! Bilakis sen alim denilmek için ilim öğrendin ‘o,
okuyucudur’ denilmek için Kuran okudun da hakikaten senin hakkında bunlar
söylendi der. Sonra emir verilir de o kul yüzü üzerinde sürüklenerek cehenneme
atılır. Sonra muhakemesi olunacak olan, Allahın kendisine nimetlerini bollaştırdığı
ve her türlü maldan ihsan ettiği kimsedir. Bu da getirilir ve buna da Allah
nimetlerini hatırlatır. O da bu nimetleri hatırlayıp itiraf eder. Allah ona da: Bu
nimetlere karşı sen ne amel işledin diye sorar.

O kul: Hakkında infak edilmesini
istediğin hiçbir yol bırakmadım da bütün bu yollardan senin rızan için infak eyledim
der. Allah: Yalan söyledin! Bilakis sen bu infak ve harcamaları ‘o, cömert bir
kimsedir’ denilmek için yaptın da böyle denildi de buyurur. Sonra emir verilir ve o
kimse yüzü üzerinde sürüklenerek cehenneme atılır.”

El-Hasan:

Gerçekten, bu Kur’an onun ayetlerinin tefsirini bilmeyen ve onun
mushafından onu(n ayetlerini) düşünüp, tefekkür etmeyen genç çocuklar ve
hizmetçiler tarafınan okunur. Allah şöyle buyurur: ‘Bu Kur'вn, akıl sahiplerinin,
âyetlerini düşünmeleri ve ibret almaları için sana indirdiğimiz mübarek bir Kitaptır.’
(Sad:29)Onun ayetlerini düşünmek ne anlama geliyor? Baştan sona buyruklarına
uymak anlamına gelir.

Kur’an-a en çok hakkını verenler onu ezberden okuyamasalar
da, onun buyruklarına uyanlardır. Onlardan biri şöyle der: ‘Ey falanca, buraya gel.
Sana Kuranı nasıl ezberden okunacağını öğreteceğim. Ezberden Kuran okuyucuları
bunu her ne zaman yaptılarsa? Onlar ne ezberden Kuran okuyucuları, ne sabırlı
olanlar ve ne de akıllılardır. Dilerim ki Allah insanlar arasında onların benzerlerinin
sayılarını artırmaz.”

Umer bin El-Hattab:

Kuranı ezberden okuyan kişi seni yanıltmasın(ona aldanma). Daha ziyade
Kuran ile amel eden kişiye bak(ona imren).
                                                       
KUR’AN-IN HARFLERİNİN EZBERLENİPTE EMİRLERİNİN İHMAL
EDİLMESİYLE İLGİLİ SÖYLENENLER


Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

“Kuran asla onunla amel etmeyen biri tarafından (ezbere)okunmamalıdır.”

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

Göğe yükseltildiğim gecede, ateşten yapılmış makaslar ile dudakları kesilen
bir insan topluluğu gördüm. Dudakları her defasında çok şiddetli acı verecek şekilde
oldu, sonra eski hallerine geri getirilirlerdi. Bunun üzerine ben dedim ki: ‘Ey Cibril,
bu insanlar kimler?’ O, dedi ki: ‘Onlar senin ümmetinden hatiplerdir, söz söylerler
(kendileri) amel işlemezler ve Allahın Kitabını okurlar ama onunla amel etmezler.’

Rasulullah-sallallahu aleyhi ve sellem-buyurdu:

Kıyamet Günün’de Kuran bir adam şeklinde olacak. Bunun üzerine Kuranı
taşıyan ama onun emirlerine muhalefet eden bir adam öne çıkarılacak. Kuran, adam
ile tartışacak ve diyecek ki: ‘Rabbim, Sen beni ona taşıttırdın, o ne kötü bir
taşıyıcıydı.

O benim hudutlarımı çiğnedi, emirlerimi önemsemedi, bende belirtilen
nehiyleri işledi ve bende belirtilen helalleri terk etti.’ Kuran, ona istediğin gibi
davran denene kadar, adamı deliller ile suçlamaya devam eder. Sonra eliyle adamı
tutar ve burnu üzerinde ateşe atılana kadar, adamı bırakmaz. Daha sonra Kuranın
emirlerini koruyarak taşıyan Salih bir adam getirilir.

Kuran adam ile tartışacak ve
diyecek ki: Rabbim Sen beni ona taşıttın, böylece o benim hudutlarımı gözetti,
emirlerimi yerine getirdi, yasaklarımdan kaçındı ve bendeki ibadetlere razı olarak
itaat etti.

Kuran, ona istediğin gibi davran denilinceye kadar, konuşmaya devam
eder. Bunun üzerine adamı eliyle tutar ve adama ipekten bir elbise giydirilip, bir
kralın hükümdarlığı verilip ve eline de içmesi için bir fincan şarap verilene kadar,
onu bırakmaz.”

Bekr bin Huneys:

Gerçekten, cehennemde bir vadi var ki; ateş günde yedi kez ondan
sığınacak bir yer arar. Ve bu vadide bir çukur var ki; vadi ve ateş her gün ondan
sığınacak bir yer arar. Ve o çukurda bir yılan var ki; çukur, vadi ve ateş günde yedi
kez ondan sığınacak bir yer arar. Yılan ilk olarak şerir(melun) Kuran taşıyıcılarıyla
başlayacak. Bunun üzerine onlar şöyle der: ‘Ya Rab! Bizi puta tapanlardan önce mi
(cezalandırmaya) başlayacaksın?’ Onlara şöyle denecek: ‘Bilen biri bilmeyenle bir
değildir.’”

Yusuf bin Esbat: Muhammed bin Semurah Es-Saih,

bana şu mektubu yazdı:

Ey kardeş! Ertelemenin seni kontrol etmesine ve kalbinde sıkı kök salmasına
izin verme.  Çünkü ertelemek zaman israfına ve bitkinliğe sebep olur. Ertelemeden
dolayı, arzular kısaltılır ve kararlaştırılmış vakitler kavuşmazlar. Eğer bunun olmasına
izin verirsen, seni istila etmesine, azmine engel olmasına musade etme. Seni istila
etmiş olan rehavetten bedenini kurtar. Fakat o, sana tekrar döndüğü zaman, ruhun
bedeninden bir fayda görmeyecektir, acele et, çünkü sen acele ediliyorsun. Ciddi ol,
çünkü mesele ciddidir. Uykundan uyan ve düşüncesizlikten kendini kurtar. Arkanda
ne bıraktığını, neleri elde edemediğini, neyi ihmal ettiğini, hangi hataları yaptığını
ve hangi ameller işlediğini hatırla. Şüphesiz tüm bunlar kaydedilmekte ve sen
onlardan dolayı hesaba çekileceksin. Unutma ki ölüm ansızın gelir ve böylece sen,
ya yaptığı Salih amellerle mutlu olan ya da yapmayıp da ihmal ettiklerinden dolayı
pişmanlık duyan...

Kaynak

MÜELLİF
İmam Ebu Bekr  Ahmed b. Ali b.Sabit el-Hatibu’l-Bağdadi

TASHİH ve TAHRİÇ
İmam Muhammed Nasiruddin el-Elbani
« Son Düzenleme: 08 Şubat 2020, 08:24:45 Gönderen: Admin »
Allah var gam yok.!