Merhamet Hakkında Otuz Hadis
“ Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. ” ( Zümer 39:53)
Allah’ın kullarına olan rahmetinin bir yönü de, hayatlarını hikmetli yollara göre düzenlemek, zorluk ve sıkıntılardan uzak tutmak için peygamberler göndermesi, kitaplar ve şeriatler indirmesidir. Allah şöyle buyurmaktadır:
“ Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. ” ( Enbiya , 21/107)
Allah’ın rahmetiyledir ki, kıyamet günü mümin kullarını cennete koyacaktır. Hiç kimse, amelleri sebebiyle cennete giremeyecektir. Nitekim Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hiçbir kimsenin ameli onu cennete sokmaz.” “Sen de mi, ey Allah’ın Resulü?” diye sordular. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Hayır, ben bile, ancak Allah bana rahmetiyle muamele ederse girebilirim. Öyleyse kemale ermeye çalış. Hiç kimse ölümü temenni etmesin. Ya iyilik yapıyor ki daha fazlasını yapsın, ya da kötülük yapıyor ki tövbe etsin.” [Buhari ve Müslim]
Bu kitapçığın, bu hadislerin anlamları üzerinde düşünmenize ilham vererek okuyucuyu Allah’a yakınlaştırmasını ve mübarek Ramazan ayında ve sonrasında hayır işlerinizi artırmasını umuyor ve dua ediyoruz.
Ramazan ayı size geldi. Allah’ın sizi bereketiyle örttüğü, rahmet indirdiği, günahları azalttığı ve dualara icabet ettiği mübarek bir aydır. Allah, bu ayda sizin (iyiliklerde) yarışmanıza bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. Öyleyse Allah’a kendinizden iyilik gösterin. Çünkü bedbaht olan, bu ayda Yüce Allah’ın rahmetinden mahrum kalan kimsedir. (Taberani)
“Ramazan ayı geldiğinde rahmet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Müslim)
“Allah, rahmeti yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında tutmuş, bir parçasını da yeryüzüne indirmiştir. Zira yaratıklar bu parçadan dolayı merhametlidir. Öyle ki, at yavrusuna zarar verme korkusuyla tırnaklarını onun üzerine kaldırır.” (Buhari)
“Allah mahlûkatı yarattığı zaman, Arş’ın üstünde bulunan kitabında şöyle yazdı: ‘Rahmetim gazabıma galip geldi.’” (Buhari)
Allah Resulü’ne (s.a.v.) “Ey Allah’ın Resulü! Müşriklere beddua et!” diye sorulduğunda, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ben lanet etmek için gönderilmedim, bilakis rahmet olarak gönderildim.” (Müslim)
“Ben tevbe peygamberiyim ve rahmet peygamberiyim.” (Müslim)
“Merhamet edenlere, Rahman olan Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.” (Tirmizi)
“Başkalarına merhamet et ki sana merhamet edilsin. Başkalarını bağışla ki Allah da seni bağışlasın.” (Ahmed)
Bir adam, Resûlullah (s.a.v.)’in torunu Hasan’ı öptüğünü gördü. Adam, “On çocuğum var, hiçbirini öpmüyorum.” dedi. Resûlullah (s.a.v.) de, “Şüphesiz ki merhamet etmeyene merhamet edilmez.” buyurdu. (Tirmizî)
“Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimizin hakkını tanımayan kimse.” (Ahmed)
———-
Değerli yardım kuruluşu HHUGS tarafından yayımlanan bir kitapçıktan editoryal düzenlemelerle uyarlanmıştır..
