7 Ekim Cumartesi günü şafak vaktinden birkaç saat sonra, İslami Direniş Hareketi (Hamas),
Gazze Şeridi’nin çevresindeki son derece güçlendirilmiş bariyerleri aşmayı başardı. Tahkimatlarının
yıkılacağını, saflarının dağılacağını ve birbiri ardınca ölülerinin düşeceğini hayal etmeyen İsrailliler şaşkınlık içindeydi.
Muslim Port Haber Merkezi | Büşra Zehra Çamdalı
İsrailliler, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’nin etrafına
50 kilometre uzunluğunda demir bir duvar
ördü. Bu duvarı, Gazze’den gelen tehditleri tespit
etmek için sensörler, radarlar ve kameralarla
donattı. İşgalci devlet bununla da yetinmemiş,
savaşçıların tünellerden İsrail yerleşimlerine sızmasını
engellemek için Gazze sınırı boyunca yerin
9 metre derinliğinde betondan bir kale inşa
etmişti.

Tüm bu yetersizliklere ve devasa ekipmanlara
rağmen bu sürpriz saldırı, havadan ve surların
üzerinden; ucuz insansız hava araçları, makineli
tüfek monte edilmiş ve her paraşütte yalnızca iki
asker taşıyan basit hava paraşütleri, yoğunlukları
nedeniyle gökten inen bir “tufana” benzeyen
kısa menzilli “Rajum” füzeleri kullanılarak gerçekleşti.
Kassam Tugayları savaşçılarının kullandığı
bu basit araçlar, yıllık 23 milyar doları aşan
bütçesiyle, dünyanın en çok harcama yapan
ordularından biri olarak kabul edilen İsrail işgal
ordusunun teknolojik avantajını aşmaya olanak
sağladı. İşgal ordusu, bu üstün finansal gücünün
yanında- dünyadaki en modern Amerikan silahlarının
yanı sıra Demir Kubbe sistemi ve uzun
menzilli “David’s Sling” sistemine de sahip. Yıllık
3,8 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilen
ABD yardımını alması, işgal ordusunun Orta
Doğu’daki rakiplerine karşı askeri üstünlüğe sahip
olmasını sağlıyor. Bu yeteneklerinin, İsrail’e,
düşman askerî bir ittifak içindeki bir veya birkaç
ülkeye karşı durabilme imkanı sağlaması gerekiyordu.
Ancak işgal ordusu, sayı ve teçhizat açısından
kendisine eşit olmayan Hamas güçleri
karşısında eli kolu bağlı kaldı.
İmkansız zaafiyet Bu savaşta, Kassam savaşçılarının sahip olduğu
silah ve taktikler arasında yer alan “insansız hava
araçları” güç denklemini tamamen değiştirdi.
Hamas saldırısının büyük kısmını füzeler, planörler
ve kara kuvvetleri oluştursa da, esas olarak
“aldatma ve şaşırtma unsurlarına” dayanan bu
saldırı, Hamas’ın açık bir ilerleme kaydetmesini
ve dünyada türünün en gelişmiş ve güçlendirilmiş
tanklarından biri olan Merkava tanklarını yok
etmesini sağlayan insansız hava araçları olmasaydı
başarıya ulaşamazdı. Ancak insansız hava
araçları sadece Merkava’yı yok etmekle kalmadı,
aynı zamanda Mescid-i Aksa Tufanı Operasyonu’nun
başlatılmasında da “şifre” oldu.
Operasyon gerçekleştirilmeden önce Gazze’den
herhangi bir saldırıyı imkansız hale getiren bir
takım zorluklar vardı. Deniz üzerinden sızmak
teorik olarak mümkün değildi. Çünkü bu, -işgal
güçlerinin dayattığı sansür ve kuşatma altındasonuçları
hesaplanmamış bir maceradır. Karaya
gelince, her birkaç kilometrede bir, yoğun bir şekilde
güçlendirilmiş koruma ve iletişim kuleleri ile
yüz tanıma teknolojisiyle donatılmış gelişmiş kameraların
kestiği demir bir duvar var. Duvarların
arkasında ise, işgal altında tutulan güney İsrail’i
füze saldırılarından veya olası herhangi bir kara
saldırısından koruyan gizli hava savunma sistemleri
bulunmaktadır.